Bilinmezliklerin bir adım gerisinde

Nasıl başlamak? Nerde başlamak? Güç olan başlamak? Konuşurken, düşünürken, yazarken.

Nasıl başlamak? Çünkü nerden başlayacağımı bilmiyorum. Çünkü nerde, ne zaman başladığını bilmiyorum. Sonra nasıl başlamak? Hangi sözcüklerle? Beni aldatmayacak, arayıp bulmak zorunda kalmayacağım, dilimin ucuna gelecek hangi sözcüklerle? Bir anda mı? (Hangisi?) Bir kanla mı? (Hangisi?) Bir anı ile mi? (Hangisi?) Bir kanı ile mi? (Hangisi?) Madem istiyorsun, istesem de, istemesem de anlatacağım. Madem anlatamadan (kendime ya da başkalarına) duramıyorum, öyleyse anlatacağım.

Nasıl başlayacağım? Nerden olursa olsun başlanabilir. Nerden olursa olsun… Ama nerden? Hiçbir zaman hiçbir şeye başından başlamadım. Ne de sonundan. Ama başlamak için bir yer, nasıl derler… bir çıkış noktası gerek. Hayır hiç değilse bir sözcük. Belki. Ama nerde sözcükler? Aramak? Hangi sözcükler? Oysa başladım bile. Öyleyse devam! Devam! Nasıl devam? Bütün yaşamım boyunca bildiğim bu, karşılaştığım bu, kendi kendime söylediğim bu, başkalarının bana söylediği bu: Devam! Devam! Evet, devam. Ama nasıl başlamak? Nerden başlamak? Sonra devam. Sonra nasıl devam etmek? ( Bitirmeyi düşünen yok) Ama başlamak. Ama devam etmek.

Başlamanın ön şartı bitirmek. Kafada kalpte ve dış dünyada. Bedeni ve ruhu yeniye hazırlamak. Başlamak, sancılı ve kutsal bir eylem.

Yorum bırakın

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın